Artık Fenerbahçe'nin bir oyun stili var. Buna alıştık. Önde basan ve rakip takımın bunaltan, oyun düzenini bozan, ileri çıkmasını engelleyen ve hataya zorlayan, alanı daraltan takımlara karşı sürekli hızla kanat değiştirip boşluklardan gol arayan bir Fenerbahçe var artık. Dün de bu oyunu sergilediler. Öncelikle futbolcu tercihlerini değerlendirelim. Emenike'nin geçtiğimiz hafta arasında milli takımda gol atarak moralli gelmesi, ardından Erciyes maçında Fenerbahçe'deki ilk golüne ulaşması onu bu hafta da ilk 11'e taşıdı. Aslında ilk bakışta böyle bir yorumda bulunmak kolay olsa da bence Emenike'nin bu hafta ilk 11'de başlamasının sebebi rakibin Gaziantep olması. Gaziantep son 3 haftada 7 puan topladı ve ciddi bir çıkış yakaladı. Buna Bülent Uygun'un teknik zekasını da eklediğimizde Gaziantep tehlikeli bir takımdı. Ki zaten cesur oynayan bir takım Gaziantep. Ersun Yanal bu noktada hızlı kontra ataklarda ya da defans arkasına aradan ya da havadan sarkıtılacak toplarda Emenike'nin faydalı olabileceğini düşünmüş olmalı. Hatta Emenike bu pozisyonların birinde Kecojevic'in sarı kart görmesine neden oldu. Emenike gibi süratli oyuncular her zaman hem bu tarz defans arkasına sarkıtılan pozisyonlarda golle buluşabileceği gibi faul alır, frikik alır, sarı-kırmızı kart gördürür. Bu yüzden bu rakibe karşı Emenike doğru bir tercihti. Hocanın Alper ve Christian tercihleri de bence doğruydu. Zaten rotasyonda kullanabileceği şu an 3 oyuncu var. Onlar da Emre, Salih ve Selçuk. Selçuk'un yerinde zaten Topal oynuyor. Emre ise yeterince hazır değil. Salih de Ersun Hoca'nın oyun sistemine tam anlamıyla uymuyor.
Bir takımın orta sahasında her zaman dengeye ihtiyaç vardır. Özellikle de son yıllardaki 11 kişiyle yapılan defans ve hücum oyunlarında. Artık orta saha oyuncularının önemi daha fazla. Mesela ön libero olarak oynayan Mehmet Topal'ın defansif özellikleri daha önde ama defansın ikili tandeminin arasına sıkışıp üçüncü bir defans oyuncusuna dönüşmesi hücuma katkı anlamında çok kötü olur. Ya da Christian'ın Alex gibi bir beyin diyemesek de forvetin arkasında takımın pas yüzdesini yükselten, pas trafiğini kontrol eden oyuncu olması, onun takım defans halinde iken baskı yapmamasına neden olursa yine takım eksik kalır. Dolayısıyla orta saha oyuncularının kendi aralarında bir harmonisi olması şart. Melo daha defansif ve ısıran bir oyuncu ama ceza sahasına girer kafaya çıkar yaydan şut çeker ve bu çok önemli bir katkıdır. Selçuk da daha öne doğru oynar ama takım savunmasına her zaman yardım eder. Fenrbahçe'de Christian, Alper ve Mehmet Topal üçlüsü bu uyumu dün sağladı. Topal daha defansif ama defansa gömülmeden, Christian takım savunmasına yardım ederek ve pas trafiğini kontrol ederek ve Alper de en büyük özelliği olan dikine toplu topsuz dribblingleri ve orta sahada önde basması ile Fenerbahçe özellikle Gaziantep'i hem defanstan çıkarmadı hem de hataya zorladı. Bunlardan birinde zaten gol geldi.
Bülent Uygun belki cesur bir takım sahaya çıkarmak istedi ama Fenerbahçe'nin öndeki etkili baskısı oyunu kurmasını engellediği için Gaziantep kendi oyun şablonunu ve yapısını sahaya yansıtamadı. Önde baskı uyguladığında da Emenike, Sow ve Kuyt üçlüsü her an gol bulabileceği için bunu da göze alamadı. Dolayısıyla ortaya Gaziantep açısından sıkıcı bir maç çıktı. 70. dakikadan sonra 2-0'lık skorun da rahatlığıyla Fenerbahçe daha fazla pozisyon vermeye başlayınca 75. dakikada Gaziantep golü buldu. Bunda tabi ki o an kramponlarını bağlamak için Bekir'in dışarıda bulunmasının da payı var. Savunma dengesi bir anda bozulduğu için farkı 1'e indi. Bu dakikadan sonra aslında Fenerbahçe biraz bocalasa da Ersun Yanal topa sahip olabilecek sakin ve pas yüzdesi yüksek Salih'i oyuna aldı ki bu çok iyi bir tercihti. Çünkü Son 10 dakika 2-1 öndesiniz, fiziksel yorgunluğunuz da artmış. Sadece topa sahip olup pas yapmaya ve zamanı iyi kullanmaya ihtiyacınız var. Salih bunu çok iyi yapan bir oyuncu. Sakin, rahat, özgüvenli bir oyuncu. Ve bu görevini yaptığı gibi 85. dakikada Emenike'ye çıkardığı pas ve öncesindeki vücut hareketi ile rakibinden sıyrılışı Salih'in tam bir Avrupa futbolcusu olduğunu da gösteriyor. Salih yeni bir Arda olabilir. Mevki anlamında değil ama, etkinlik ve özgüven ve sempati olarak Arda'ya çok benziyor. Salih'in oyunda daha fazla yer bulması gerekiyor. Ancak Fenerbahçenin mevcut oyun yapısı bize Salih'in daha çok son 10-20 dakikada oyunda yer alacağını gösteriyor.
Emenike ile ilgili kısa bir parantez açmak istiyorum. Emenike iki haftadır gol atıyor. Bunun sebebi ise Emenike'nin daha önceki maçlarda kenar oyuncusu olarak yani kanatta görevlendirilmesi. Bu Emenike'nin yapısına ve futbol anlayışına aykırı. Emenike kaleye ve gole yakın oynamak zorunda olan bir futbolcu. Geçtiğimiz hafta son saniyede gelen golde altı pasa yaptığı koşu ile golü attı. Bu hafta attığı gollerde de kanat olarak değil de santrfor olarak oyuna başladığı için gole ve pozisyonlara daha yakın olabildi. Bence de olması gereken bu. Sow her zaman ve her yerde golü koklayabiliyor. Kuyt da öyle. ama Emenike bu özelliğe sahip değil. ancak kaleye yakın oynayabilirse pozisyonların yakınında olabilir. Aksi halde Emenike'nin gol atmasını beklemek biraz hayalperestlik olur.
Fenerbahçe haftaya Bursa'ya konuk olacak. Daum, eski Fenerbahçe'yi çok iyi biliyordu ama Fenerbahçe'yi tekrardan analiz etmesi gerekecek ve Daum çok iyi bir analizci ve derbileri asla kaybetmeyen bir yapısı var. Ben Daum'dan sürpriz bekliyorum diyebilirim.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder